Çocuklarınıza sahip çıkmak, onları ve ailelerini daha başından
uyarmak amacı ile Sosyal Sorumluluk duygularımızla hazırlanmıştır.
Anne babaların banka hesaplarında, ne kadar paraları olduğu,
ne kadar görkemli evlerde oturdukları yada ne çeşit araba
kullandıkları hiç mi hiç önemli değil!
Önemli olan, çocuklarınıza sevgi ile yaklaşmanız, onlarla
arkadaş olmanız, arkadaşlarını iyi tanımanızdır.
Bu, ülkemizin sağlıklı gençler yetiştirmesi için fevkalade
önemlidir..
Uluslararası Kadınlar Dayanışma Derneği
Genel Başkanlığı www.aboutiwsa.com
ÇOCUKLUĞUM
BANA KALSIN
Yaşam yolunda ne kadar uzun yürürsek yürüyelim, yüreğimizde
saklıdır o güpgüzel çocukluğumuz...
En gizemli, en küçük anılarımızda o bizde ve bizimledir...
İşte tüm öğrendiklerimi ve yaşadıklarımı çok sevgili okurlarımla
paylaşma yanısıra "çocukluğum bana kalsın"
diyorum, dopdolu sevgimle...
Suna Tanaltay'ın son kitabı.
BEN
SEVGİYİM (Deneme)
Bu kitaptaki her bölümde Sevgi seslenir... Sevgi yakınır sevgisizlikten...
Ve uyarır bizi...
"En doğru yanıtı martıdan dinleyin... Suskun, acı bakışından:
"Beni öldürdü, gördünüz... Kuş neslinden böyle çılgını çıkmaz...
Kan kokusuyla sarhoş olmuş Ateş Kuşu bu... Ben korktum; çok
korktum... Hem kendim, hem doğa, hem de insanlık adına...
"
...Ve bir başkası :
" Yorucu bir günün sonundaki bu akşam saatinde genç dostumun
gözlerinin içi gülüyordu... " İyiyim... Mutluyum...Birkaç
gündür ilaç bile almıyorum... İşlerim fena değil ama, daha
önemli bir neden var :
" Aşık oldum..."
... Evet... Yalnızlığın, korkunun, çaresizliğin, üzülen organların
ve daha kim bilir nice ruhsal ve bedensel yakınmaların en
etkili ilacı : Sevgi'dir. Kendinize, insanlara yada dünyaya
küseceğinize, sevin ne olur... Sevin... "
... Evet... Sevgi üzülüyor, Sevgi yakınıyor sevgisiz insanlardan...
Onu görmezlikten gelen yada üzerine basıp geçenlerden...
"İşte ayaktayım. Karşınızdayım dimdik... Yaşam doluyum. Dostluk,
ilgi ve sefkat doluyum. Siz doluyum... Sizden size insanca
sesleniyorum : Alın beni; sakının, yüceltin..."
" Ben, Sevgi'yim"
ÇOCUKLAR
AĞLAMASIN (Psikolojik)
Yerli ya da yabancı hiçbir Psikoloji ve Psikiyatri kitabından
alıntı yapılmadan yazılmış bir Psikoloji kitabıdır. Anneler
- Babalar ve Eğitimciler nasıl davransın ki ağlamasın çocuklar...
Çünkü Çocuk, Yaşam'ın en arı-duru kaynağıdır. Sevgilere, övgülere
yaraşır, acı eleştirilere, suçlamalara, cezalandırmalara değil...
... ve bildiğimiz gibi, aşırı sevgi de yanlış sonuçlar verebilir,
tıpkı aşırı otorite gibi...
... Anne ve Baba'nın yalnızca çocuklarını sevmeleri yeterli
olmaz. Birbirlerine de Sevgi ve Saygı göstermeleri şarttır.
Ve unutulmaması gereken bir kuraldır :
Huzurlu Anne, Huzurlu Baba ve Huzurlu Çocuk... Sevgi ve Saygı
üçgenidir bu...
"Çocuklar Ağlamasın" kitabım evlilikle başlar... Bildiğimiz
gibi çok önemli bir seçimdir bu... Ve bebeğin doğumundan başlayarak
gelişimi ve sorunları ay ay, yıl yıl incelenir, çözümler üretilir...
Çocuklarla ilgili konu ve sorunlar " Basitleşmeden sade, asla
ukalalaşmadan bilimsel bir dille anlatılır. Çareler sanki
annelerle birlikte irdelenir, paylaşılır... Çünkü kırk yılı
aşkın bir meslek yaşamının görgü ve bilgi ürünleridir bunlar...
" ... Ceza, hiçbir zaman öğretici ve eğitici özellik taşımaz.
Yerinde ve zamanında bağışlamayı bilmek, ceza vermekten çok
daha olumlu sonuca götürür.
Yarının mutlu çocukları sizden en çok ne istiyorlar dersiniz?...
Sevgi, sevgi, yine sevgi... Katıksız, yalansız ve gerçek Sevgi…
Bilinçli bir kafa ile sıcak ve hoşgörülü bir yüreğin ürünü
olan Sevgi… Bir yabancı psikologun dediği gibi :
"Gerçekten mutlu mu olmak istiyorsunuz? ... Anne ve Babanızı
iyi seçin..."
__
"Tanaltay'ın yaptıklarında insanoğlu bir yönüyle yıldızlara
ulaşırken, bir yandan da kendisi irdelenen bir başka dünya
oluyor. Bu yapıtlar okullara, eşlerin ve çocukların yaşamlarına
sokulup onların sorunlarını çözmeye çalışıyorlar. Ve bütün
bunların ana mayası: S e v g i ..." Nazif Evren (Eğitimci)
DÜŞ
SEVGİNİN PEŞİNE (Deneme)
Ruh sağlığının temeli, özü, anlamıdır, Sevgi... İnsanoğlu
geçici değerlerle uğraşa dursun, izlenecek en güzel yol, kuşkusuz
Sevgi yoludur...
Atatürk'üm başta olmak üzere, eyleme dönüşmüş en yüce değerler
anlatılır. Doğrular ve yanlışlar irdelenir...
" İlkokuldaki öğretmenim : " Uyumadan önce içinizin sesini
dinleyin" derdi. " Güzel bir şey yapmışsanız o gün, yıldız
yıldız mutluluklar dolacak yüreğinize. Ama, yanlışınız varsa,
bir başkasını üzmüşseniz, doğru olmayan bir davranışta bulunmuşsanız
rahat edemeyeceksiniz...
çünkü, içinizin sesi yalan söylemez..."
( Bugünün kocaman insanlarının sana ihtiyaçları var, Öğretmenim...
Hem de çok...)
GENÇLİK
SEVGİDİR (Araştırma - Deneme)
Gerek felsefi, gerekse psikolojik açıdan gençlikle ilgili
bir araştırma, inceleme kitabı...
... Önce " Gençlik ve Sevgi" ismini vermek istedim; yakışmadı...
Çünkü gençliğin sevgi ile dopdolu olduğuna inanıyorum... Gördüğümüz
birçok örnek de bunu kanıtlıyor.
Gezip dolaştığımız birçok okulda ve çeşitli çevrelerde "Sevgi
nedir?" diye sordum onlara... Birbirinden güzel ve anlamlı
yanıtlar verdiler. "Varlıkla yokluk arasındaki o ipincecik
ışık çizgisidir, Sevgi..." gibi...
...Ve kitap şöyle biter :
" Sevgili Gençlik, sahip çıkın tüm çocuklara.. Onlar size
emanet... En büyük değerler ve en gerçek güzellikler size
emanet... Doğruluklar, iyilikler, yaşam güzellikleri ve yaşam
sorumlulukları size emanet... Koruyun ve yaşatın onları...
Sizlere inanıyor, güveniyor ve sizleri çok seviyorum... "
GÜL
KOKUSU (Öyküler)
Yaşamın içinden çıkıp canlanmış, yürek yürek sevgi öyküleridir
bunlar...... Hakim Hüseyin, Erhan, Poyraz... Hepsi gerçek...
Hasta çocuguna "Gitme!" diye haykıran anne de...
Macide Öğretmen ise benim annem... Milli Mücadele'ye katılmış.
Atatürk'ümün has öğretmenlerinden... canım... Baş ucundaki
taşta : "Öğretmenler Öğretmeni" yazılı...
... Öğretmenler Günü'nde bir telefon seslenişi :
" Ben, rahmetli Macide Öğretmen'in öğrencisiyim... Bu güzel
günde onun bir yakınını aramak istedim...
" O benim öğretmenim, ayakkaplarımız delindiğinde çarşıya
götürür, pabuç alırdı bize... Alırdı da, eğilip kendisi bağlardı...
"
... İşte, gül gül insanların esintileri, bunlar...
"Duygusallığa yer yok" diyedursunlar, duygulu çocuklar var
oldukça gül neslinin tükenmeyeceğine inanıyorum. Güller ve
gül kokuları hep olacak. Sevenler, sakınanlar, su verenler
ve paylaşanlar da...
İSKAMBİL
EVLER
Hemen her çocuk, iskambillerden ev yapar. Sonra da bir üfürüşte
yıkılır, dağılır bu evler...
İskambil Evler, benim " Anı - Roman" ım olarak başladı. Çocukluğumun
Mersin'i, komşuluk ilişkileri, paylaşılan duygular, dostluklar
ve sevgiler...
... Aile ilişkileri... Dürüstlüğün, doğruluğun simgesi olan
Dedem... Kadı Tahsin Merzeci...
...Hakkı olan emekli aylığını bile alamayan... Nedeni sorulunca
:
" Yavrum, devletin borcu var... Bir de ben mi bineyim sırtına?
.." diyen ve portakal bahçesinin ürünüyle yetinen... Ayrıca,
Türk Hava Krumu'na, Denizli' deki yoksul akrabalarına, dul
ve yetimlere sürekli yardım eli uzatan...
... Ya bana anlatılan öyküler?... Onlar da yaşamımın bir parçası
değil miydi? .. Bu sevgili öyküleri de ekledim. Böylece "
İskambil Evler ", bir çeşit " Anı - Roman ve
Öyküler " oldu... Seviyorum...
Şair dostum Leyla Şahin'in İskambil Evler için yazdığı şiiri
onurla ekliyorum :
İskambil Evler İçin;
Bir kitabı okuduğumuzda bir dağ
Duru yüzünü bize vermeli ve kar
Sonuçta kağıt beyazdır ve içinden
Çok uzun günün içinden eve dönen
Bir Akşam
Bir kitabı okuduğumuzda bir ova
Buğdayın güneşle uyanışı gibi sarışın
Bir kuş olup bizi bulmalı
Bir Sabah
Bir kitabı okuduğumuzda bir ağaç
Gökyüzüyle konuşmalı kuşlarla konuşur
Gibi Ay
Bir kitabı okuduğumuzda kağıt sesini
Bırakmalı ormana çünkü annesidir onun
Söylenmemiş günler geceler acılar
Sevincin sınırlarında ve sırlarında
Gibi Aynalar
Aynalar
Aynalar
Sır tutsa da giz tutmaz
Ruh kaygandır çünkü
Eve geç kalır yıkılmaz
Bir evi yazdı Suna tanaltay
Bir kitabı okuduğunda insan bir parkı
Yada bir sokağı öğrenmeli
Sonuçta her park bir çiçekevidir
Her sokak bir gönülevi
Ben gökyüzünü dağlar arasından
Gördüm yanyana akan iki ırmak
Dedi ki : her insan bir Evdir
Kapısını açınca bir ırmak
Bahçeye çıkınca bir ırmak
Her Ev gider öyle ya da böyle
Kalan Sevgi'dir ancak
4 Temmuz 99 Leyla Şahin
KAPIDA
BİR GÜL AÇTI... (Öykü)
Çoğu Bodrum'da yazılmış sade, yalın ve duygusal öyküler...
Leman Hanım Pasajı'nın giz kokulu, sandık kokulu gelinlik
dükkanı... Kapısında her sabah bir gül bulan genç kız... Açıklanmayan
duygular ve suskular... "Ellerinize dokunmadan geçen şu dört
gün çok zordu... "
" Cavit Barış'ın Balonları" ve yüreğindeki çocukla büyüyen
başkaları... her yaştaki çocuğun severek ve rahat okuyabiliceği
bir kitaptır, "Kapıda bir gül açtı... " yalnızca kapılarda
değil, yüreklerde açan güllerdir onlar...
... Ve, çalışma odamdaki Difenbahya, bu yemyeşil bitki dile
gelip konuşur... Hatta dertleşir... Ve şöyle bitirir dertleşmesini
:
"Sanıyorum, yeter bu kadarı... Bir Difenbahya için çok uzun
bir söyleşi bu... Ama, gerekliydi... Düşündüklerini anlatmazsa
insan, bunalıma giriyormuş sonra... Üstelik, ben çok dert
dinlemiş ve acılardan içi şişmiş bir Difenbahya'yım... Dinlediniz
beni... Teşekkür ederim... Param yok; bir şey ödeyemiyorum
size... Sevgimi gönderiyorum... Bir tutam " İnsan - Yeşil
" ... Teşekkür ederim... "
15 Ekim 1989
ÖNCE
SEVGİ VARDI (Deneme
- Öykü)
Yüreğin öyküsü, yüreğin sancısı, yüreğin gerçeği... aklın
ışığında ya da değil...
"Biliyor musun, kendi kendime konuştuğumu sanıyorlar...
hayal gördüğümü, güldüğümü sanıp korkuyorlar... Ağlarken güldüğüm,
gülerken ağladığım doğru, yalnızca... Sen biliyorsun, duyuyorsun,
görüyorsun... Dünyalarca, evrenlerce ötede de olsan anlıyorsun
beni… Ben de beklemesini biliyorum, çağırmasını biliyorum
seni… Sesini duymayı, ellerine dokunmayı biliyorum… Su gibi,
ışık gibi ben' de, ben'imin ta içinde saklamayı biliyorum
seni… Ben hasta değilim,"... "değilim ben; sihirbazım…
Yaratmayı biliyorum, görmeyi, tutmayı, dokunmayı biliyorum,
sen olmadan. Çünkü:
... Bu kitapta hem pencereden gördüğüm, hem de insanoğlunun
yüreğinden sızıp gelen öyküler var. Üniversite öğrencisi bir
genç kızım : Suna Abla " demişti, " Bunlar, orta yaşlı hanımefendilerin
en güzel öyküleri... Bunu böylece bilin... " Ben de sizlerle
paylaşıyorum...
... Bu kitapta yalnızca olayların değil; duygu derinliklerinin
anlatıldığını ve söylenmeyenlerin de yazıya, ifadeye sızdığını
biliyorum...
...Ve öykü kahramanlarımı çok seviyorum; onlarla bütünleşmişçesine...
__
"Suna Tanaltay, alıştığımızdan, bildiğimizden öte bir başka
üslupla konuların üstüne anlayışın, sevecenliğin, içtenliğin
ışıklarını serpe serpe anlatıyor..." İbrahim Minnetoğlu
__
"Türlü kültür pınarlarından içtiğiniz sularda yakalandığınız
evrensel denizde serinlemek ne güzel...” Naime Yılmaz
Edebiyat Öğretmeni
SEVDİKÇE (Denemeler)
İnsan manzaraları, insan sorunları ve insan güzellikleri...
o güzelim İnsanoğlu'nun anlamı, yüreği... Tüm kaygılara ve
tüm yoksunluklara karşın...
"Erguvanı ve erguvan mevsimini sevmek için aşık olmak
mı gerektir, yoksa bu renk ve bu mevsim mi aşık eder insanı,
bilinmez... Bir kez kaptırmışsanız kendinizi, artık kurtulamazsınız..."
__
"Sevdikçe" kitabı, beni hiç görmediğim, bilmediğim
renklerin, duyguların ülkesine götürdü. Yıldızlara yaklaştım,
ve... inanın göklerin pembeleşmiş maviliğinde kendimi kaybettim.
Hala da bulamıyorum. Vallahi de billahi de.... Ressam Elif Naci
SEVDALAR ÇOCUK KALIR (Şiirler)
Denemeci ve öykücüyüm ben... Yine de her duygusal insan şiir
yazar... Çocukluktan, yeni yetme döneminden bu yana...
...Sanıyorum, sevildi de bu şiirler...
" Zamanla değişir herşey
büyür insanlar
rüyalar çocuk kalır...
...oysa yaşlanmak vardı seninle
Ve paylaşmak tüm yaşamı
Sabahı birlikte karşılamak
Birlikte yaşamak akşamı...
Başaramadım sevdiğim,
Bağışla ...
Sevdalar çocuk kalır..."
...Şiirlerimi seviyorum... Yalın ve içten sesleniyorlar...
SONSUZU PAYLAŞANLAR (Sanat
Yazıları)
Kalabalıklaştıkça a bir yalnızlaşır, insanoğlu... Günümüz
insanının en büyük sorunudur, yalnızlık... Yalnızğılın iki
büyük ilacı : Sanat ve Sevgi...
...Resim, Müzik, Edebiyat, Tiyatro, Şiir...
"Bazen duygulu, naif bir ezgi, bazen de gümbür gümbür,
evreni sarsan bir orkestra... Renkten, biçimden, sözden, sesten
size ulaşan bir sanat mesajı... İnsan olduğumuzu insanca anlatan
Tanrısal bir dildir, sanatçının seslenişi..."
YAŞAM NEHRİ (Deneme)
"En güzel, en güçlü nehir "Yaşam Nehri"... Gümbür gümbür akıyor
hiç sormadan. Soluk soluğa dağlardan, kayalardan, kırlardan...
Coşuyor, taşıyor sellercesine...
...Bazen de suskun, hüzünlü, yorgun... Derin yataklarına çekiliyor,
sessizce... Hatta üzgün.. Bir soluk kesiliyorsa bir yerlerden,
bir insan basıp geçiyorsa bir başkasının üzerine, vuruyor,
yaralıyor, incitiyorsa onu, " Yaşam Nehri" üzgün... Yüreği
kurumuşçasına... "
__
"Sevgili Suna,
Şu anda hayalin beni çok uzaklara götürdü... Mersin Lisesi'nin
Orta 1.sınıfında onbir yaşında pembe yanaklı, uzun saçlı,
pırıl pırıl bir öğrenci...
İşte bu sendin, Suna...
Okul yıllarındaki üstün başarını hayata da taşıdın. Kitaplarında
belirttiğin "Sevgi" duygusu sembolün oldu. Seninle ne kadar
iftihar etsem azdır, yavrum" Hocan
Emekli Türkçe Öğretmeni
Samiye Altay
SEVİYORUM; ÖYLEYSE VARIM... (Sesli Kitap - 2 Kaset)
Tuna Egemen'in öykülerimi okuyup seslendiği bir kitap bu...
Sesli kitap... İki kasetten oluşuyor...
"Önce Sevgi Vardı..." öykümü ve " Gül açmadan olmaz" şiirimi
ben okuyorum... Zamanın değişik dilimlerinde kulağa ve yüreğe
seslenmek açısından güzel...