Biyografi
 Kitaplar
 Makaleler
 Söyleşiler
 Basında Tanaltay
 Sizden Bize
 Ödüller
 İletişim
 Foto Galeri


Cumhuriyet Kadınları
Şiir CD'si

Kitaplar


CUMHURİYET KADINLARI (Şiir CD'si)

Çocuklarınıza sahip çıkmak, onları ve ailelerini daha başından uyarmak amacı ile Sosyal Sorumluluk duygularımızla hazırlanmıştır.

Anne babaların banka hesaplarında, ne kadar paraları olduğu, ne kadar görkemli evlerde oturdukları yada ne çeşit araba kullandıkları hiç mi hiç önemli değil!

Önemli olan, çocuklarınıza sevgi ile yaklaşmanız, onlarla arkadaş olmanız, arkadaşlarını iyi tanımanızdır.
Bu, ülkemizin sağlıklı gençler yetiştirmesi için fevkalade önemlidir..

Uluslararası Kadınlar Dayanışma Derneği
Genel Başkanlığı

www.aboutiwsa.com



ÇOCUKLUĞUM BANA KALSIN

Yaşam yolunda ne kadar uzun yürürsek yürüyelim, yüreğimizde saklıdır o güpgüzel çocukluğumuz...

En gizemli, en küçük anılarımızda o bizde ve bizimledir...

İşte tüm öğrendiklerimi ve yaşadıklarımı çok sevgili okurlarımla paylaşma yanısıra "çocukluğum bana kalsın" diyorum, dopdolu sevgimle...

Suna Tanaltay'ın son kitabı.


BEN SEVGİYİM (Deneme)

Bu kitaptaki her bölümde Sevgi seslenir... Sevgi yakınır sevgisizlikten... Ve uyarır bizi...

"En doğru yanıtı martıdan dinleyin... Suskun, acı bakışından:
"Beni öldürdü, gördünüz... Kuş neslinden böyle çılgını çıkmaz... Kan kokusuyla sarhoş olmuş Ateş Kuşu bu... Ben korktum; çok korktum... Hem kendim, hem doğa, hem de insanlık adına... "

...Ve bir başkası :

" Yorucu bir günün sonundaki bu akşam saatinde genç dostumun gözlerinin içi gülüyordu... " İyiyim... Mutluyum...Birkaç gündür ilaç bile almıyorum... İşlerim fena değil ama, daha önemli bir neden var :

" Aşık oldum..."

... Evet... Yalnızlığın, korkunun, çaresizliğin, üzülen organların ve daha kim bilir nice ruhsal ve bedensel yakınmaların en etkili ilacı : Sevgi'dir. Kendinize, insanlara yada dünyaya küseceğinize, sevin ne olur... Sevin... "

... Evet... Sevgi üzülüyor, Sevgi yakınıyor sevgisiz insanlardan... Onu görmezlikten gelen yada üzerine basıp geçenlerden...

"İşte ayaktayım. Karşınızdayım dimdik... Yaşam doluyum. Dostluk, ilgi ve sefkat doluyum. Siz doluyum... Sizden size insanca sesleniyorum : Alın beni; sakının, yüceltin..."

" Ben, Sevgi'yim"


ÇOCUKLAR AĞLAMASIN
(Psikolojik)

Yerli ya da yabancı hiçbir Psikoloji ve Psikiyatri kitabından alıntı yapılmadan yazılmış bir Psikoloji kitabıdır. Anneler - Babalar ve Eğitimciler nasıl davransın ki ağlamasın çocuklar... Çünkü Çocuk, Yaşam'ın en arı-duru kaynağıdır. Sevgilere, övgülere yaraşır, acı eleştirilere, suçlamalara, cezalandırmalara değil...

... ve bildiğimiz gibi, aşırı sevgi de yanlış sonuçlar verebilir, tıpkı aşırı otorite gibi...

... Anne ve Baba'nın yalnızca çocuklarını sevmeleri yeterli olmaz. Birbirlerine de Sevgi ve Saygı göstermeleri şarttır. Ve unutulmaması gereken bir kuraldır :

Huzurlu Anne, Huzurlu Baba ve Huzurlu Çocuk... Sevgi ve Saygı üçgenidir bu...

"Çocuklar Ağlamasın" kitabım evlilikle başlar... Bildiğimiz gibi çok önemli bir seçimdir bu... Ve bebeğin doğumundan başlayarak gelişimi ve sorunları ay ay, yıl yıl incelenir, çözümler üretilir...

Çocuklarla ilgili konu ve sorunlar " Basitleşmeden sade, asla ukalalaşmadan bilimsel bir dille anlatılır. Çareler sanki annelerle birlikte irdelenir, paylaşılır... Çünkü kırk yılı aşkın bir meslek yaşamının görgü ve bilgi ürünleridir bunlar...

" ... Ceza, hiçbir zaman öğretici ve eğitici özellik taşımaz. Yerinde ve zamanında bağışlamayı bilmek, ceza vermekten çok daha olumlu sonuca götürür.

Yarının mutlu çocukları sizden en çok ne istiyorlar dersiniz?...
Sevgi, sevgi, yine sevgi... Katıksız, yalansız ve gerçek Sevgi… Bilinçli bir kafa ile sıcak ve hoşgörülü bir yüreğin ürünü olan Sevgi… Bir yabancı psikologun dediği gibi :

"Gerçekten mutlu mu olmak istiyorsunuz? ... Anne ve Babanızı iyi seçin..."
__

"Tanaltay'ın yaptıklarında insanoğlu bir yönüyle yıldızlara ulaşırken, bir yandan da kendisi irdelenen bir başka dünya oluyor. Bu yapıtlar okullara, eşlerin ve çocukların yaşamlarına sokulup onların sorunlarını çözmeye çalışıyorlar. Ve bütün bunların ana mayası: S e v g i ..."
Nazif Evren (Eğitimci)


DÜŞ SEVGİNİN PEŞİNE
(Deneme)

Ruh sağlığının temeli, özü, anlamıdır, Sevgi... İnsanoğlu geçici değerlerle uğraşa dursun, izlenecek en güzel yol, kuşkusuz Sevgi yoludur...

Atatürk'üm başta olmak üzere, eyleme dönüşmüş en yüce değerler anlatılır. Doğrular ve yanlışlar irdelenir...

" İlkokuldaki öğretmenim : " Uyumadan önce içinizin sesini dinleyin" derdi. " Güzel bir şey yapmışsanız o gün, yıldız yıldız mutluluklar dolacak yüreğinize. Ama, yanlışınız varsa, bir başkasını üzmüşseniz, doğru olmayan bir davranışta bulunmuşsanız rahat edemeyeceksiniz...
çünkü, içinizin sesi yalan söylemez..."

( Bugünün kocaman insanlarının sana ihtiyaçları var, Öğretmenim... Hem de çok...)


GENÇLİK SEVGİDİR
(Araştırma - Deneme)

Gerek felsefi, gerekse psikolojik açıdan gençlikle ilgili bir araştırma, inceleme kitabı...

... Önce " Gençlik ve Sevgi" ismini vermek istedim; yakışmadı... Çünkü gençliğin sevgi ile dopdolu olduğuna inanıyorum... Gördüğümüz birçok örnek de bunu kanıtlıyor.
Gezip dolaştığımız birçok okulda ve çeşitli çevrelerde "Sevgi nedir?" diye sordum onlara... Birbirinden güzel ve anlamlı yanıtlar verdiler. "Varlıkla yokluk arasındaki o ipincecik ışık çizgisidir, Sevgi..." gibi...

...Ve kitap şöyle biter :

" Sevgili Gençlik, sahip çıkın tüm çocuklara.. Onlar size emanet... En büyük değerler ve en gerçek güzellikler size emanet... Doğruluklar, iyilikler, yaşam güzellikleri ve yaşam sorumlulukları size emanet... Koruyun ve yaşatın onları... Sizlere inanıyor, güveniyor ve sizleri çok seviyorum... "


GÜL KOKUSU
(Öyküler)

Yaşamın içinden çıkıp canlanmış, yürek yürek sevgi öyküleridir bunlar...... Hakim Hüseyin, Erhan, Poyraz... Hepsi gerçek... Hasta çocuguna "Gitme!" diye haykıran anne de...

Macide Öğretmen ise benim annem... Milli Mücadele'ye katılmış. Atatürk'ümün has öğretmenlerinden... canım... Baş ucundaki taşta : "Öğretmenler Öğretmeni" yazılı...

... Öğretmenler Günü'nde bir telefon seslenişi :

" Ben, rahmetli Macide Öğretmen'in öğrencisiyim... Bu güzel günde onun bir yakınını aramak istedim...

" O benim öğretmenim, ayakkaplarımız delindiğinde çarşıya götürür, pabuç alırdı bize... Alırdı da, eğilip kendisi bağlardı... "
... İşte, gül gül insanların esintileri, bunlar...

"Duygusallığa yer yok" diyedursunlar, duygulu çocuklar var oldukça gül neslinin tükenmeyeceğine inanıyorum. Güller ve gül kokuları hep olacak. Sevenler, sakınanlar, su verenler ve paylaşanlar da...


İSKAMBİL EVLER


Hemen her çocuk, iskambillerden ev yapar. Sonra da bir üfürüşte yıkılır, dağılır bu evler...

İskambil Evler, benim " Anı - Roman" ım olarak başladı. Çocukluğumun Mersin'i, komşuluk ilişkileri, paylaşılan duygular, dostluklar ve sevgiler...

... Aile ilişkileri... Dürüstlüğün, doğruluğun simgesi olan Dedem... Kadı Tahsin Merzeci...

...Hakkı olan emekli aylığını bile alamayan... Nedeni sorulunca :

" Yavrum, devletin borcu var... Bir de ben mi bineyim sırtına? .." diyen ve portakal bahçesinin ürünüyle yetinen... Ayrıca, Türk Hava Krumu'na, Denizli' deki yoksul akrabalarına, dul ve yetimlere sürekli yardım eli uzatan...

... Ya bana anlatılan öyküler?... Onlar da yaşamımın bir parçası değil miydi? .. Bu sevgili öyküleri de ekledim. Böylece " İskambil Evler ", bir çeşit " Anı - Roman ve
Öyküler " oldu... Seviyorum...

Şair dostum Leyla Şahin'in İskambil Evler için yazdığı şiiri onurla ekliyorum :

İskambil Evler İçin;

Bir kitabı okuduğumuzda bir dağ
Duru yüzünü bize vermeli ve kar
Sonuçta kağıt beyazdır ve içinden
Çok uzun günün içinden eve dönen
Bir Akşam
Bir kitabı okuduğumuzda bir ova
Buğdayın güneşle uyanışı gibi sarışın
Bir kuş olup bizi bulmalı
Bir Sabah
Bir kitabı okuduğumuzda bir ağaç
Gökyüzüyle konuşmalı kuşlarla konuşur
Gibi Ay
Bir kitabı okuduğumuzda kağıt sesini
Bırakmalı ormana çünkü annesidir onun
Söylenmemiş günler geceler acılar
Sevincin sınırlarında ve sırlarında
Gibi Aynalar
Aynalar
Aynalar
Sır tutsa da giz tutmaz
Ruh kaygandır çünkü
Eve geç kalır yıkılmaz
Bir evi yazdı Suna tanaltay
Bir kitabı okuduğunda insan bir parkı
Yada bir sokağı öğrenmeli
Sonuçta her park bir çiçekevidir
Her sokak bir gönülevi
Ben gökyüzünü dağlar arasından
Gördüm yanyana akan iki ırmak
Dedi ki : her insan bir Evdir
Kapısını açınca bir ırmak
Bahçeye çıkınca bir ırmak
Her Ev gider öyle ya da böyle
Kalan Sevgi'dir ancak
4 Temmuz 99
Leyla Şahin



KAPIDA BİR GÜL AÇTI...
(Öykü)

Çoğu Bodrum'da yazılmış sade, yalın ve duygusal öyküler... Leman Hanım Pasajı'nın giz kokulu, sandık kokulu gelinlik dükkanı... Kapısında her sabah bir gül bulan genç kız... Açıklanmayan duygular ve suskular... "Ellerinize dokunmadan geçen şu dört gün çok zordu... "

" Cavit Barış'ın Balonları" ve yüreğindeki çocukla büyüyen başkaları... her yaştaki çocuğun severek ve rahat okuyabiliceği bir kitaptır, "Kapıda bir gül açtı... " yalnızca kapılarda değil, yüreklerde açan güllerdir onlar...

... Ve, çalışma odamdaki Difenbahya, bu yemyeşil bitki dile gelip konuşur... Hatta dertleşir... Ve şöyle bitirir dertleşmesini :

"Sanıyorum, yeter bu kadarı... Bir Difenbahya için çok uzun bir söyleşi bu... Ama, gerekliydi... Düşündüklerini anlatmazsa insan, bunalıma giriyormuş sonra... Üstelik, ben çok dert dinlemiş ve acılardan içi şişmiş bir Difenbahya'yım... Dinlediniz beni... Teşekkür ederim... Param yok; bir şey ödeyemiyorum size... Sevgimi gönderiyorum... Bir tutam " İnsan - Yeşil " ... Teşekkür ederim... "
15 Ekim 1989



ÖNCE SEVGİ VARDI
(Deneme - Öykü)

Yüreğin öyküsü, yüreğin sancısı, yüreğin gerçeği... aklın ışığında ya da değil...

"Biliyor musun, kendi kendime konuştuğumu sanıyorlar... hayal gördüğümü, güldüğümü sanıp korkuyorlar... Ağlarken güldüğüm, gülerken ağladığım doğru, yalnızca... Sen biliyorsun, duyuyorsun, görüyorsun... Dünyalarca, evrenlerce ötede de olsan anlıyorsun beni… Ben de beklemesini biliyorum, çağırmasını biliyorum seni… Sesini duymayı, ellerine dokunmayı biliyorum… Su gibi, ışık gibi ben' de, ben'imin ta içinde saklamayı biliyorum seni… Ben hasta değilim,"... "değilim ben; sihirbazım… Yaratmayı biliyorum, görmeyi, tutmayı, dokunmayı biliyorum, sen olmadan. Çünkü:

" S E V İ Y O R U M "


ŞAKAYIK SOKAK (Öyküler)

Çalıştığımız sokak... Duygusal dostalarımızı dinlediğimiz, acı- tatlı duygularını, yüreklerini paylaştığmız sokak...

... Bu kitapta hem pencereden gördüğüm, hem de insanoğlunun yüreğinden sızıp gelen öyküler var. Üniversite öğrencisi bir genç kızım : Suna Abla " demişti, " Bunlar, orta yaşlı hanımefendilerin en güzel öyküleri... Bunu böylece bilin... " Ben de sizlerle paylaşıyorum...

... Bu kitapta yalnızca olayların değil; duygu derinliklerinin anlatıldığını ve söylenmeyenlerin de yazıya, ifadeye sızdığını biliyorum...

...Ve öykü kahramanlarımı çok seviyorum; onlarla bütünleşmişçesine...
__

"Suna Tanaltay, alıştığımızdan, bildiğimizden öte bir başka üslupla konuların üstüne anlayışın, sevecenliğin, içtenliğin ışıklarını serpe serpe anlatıyor..."
İbrahim Minnetoğlu
__

"Türlü kültür pınarlarından içtiğiniz sularda yakalandığınız evrensel denizde serinlemek ne güzel...”
Naime Yılmaz
Edebiyat Öğretmeni


SEVDİKÇE (Denemeler)

İnsan manzaraları, insan sorunları ve insan güzellikleri... o güzelim İnsanoğlu'nun anlamı, yüreği... Tüm kaygılara ve tüm yoksunluklara karşın...

"Erguvanı ve erguvan mevsimini sevmek için aşık olmak mı gerektir, yoksa bu renk ve bu mevsim mi aşık eder insanı, bilinmez... Bir kez kaptırmışsanız kendinizi, artık kurtulamazsınız..."
__

"Sevdikçe" kitabı, beni hiç görmediğim, bilmediğim renklerin, duyguların ülkesine götürdü. Yıldızlara yaklaştım, ve... inanın göklerin pembeleşmiş maviliğinde kendimi kaybettim. Hala da bulamıyorum. Vallahi de billahi de....
Ressam Elif Naci


SEVDALAR ÇOCUK KALIR
(Şiirler)

Denemeci ve öykücüyüm ben... Yine de her duygusal insan şiir yazar... Çocukluktan, yeni yetme döneminden bu yana...
...Sanıyorum, sevildi de bu şiirler...

" Zamanla değişir herşey
büyür insanlar
rüyalar çocuk kalır...

...oysa yaşlanmak vardı seninle
Ve paylaşmak tüm yaşamı
Sabahı birlikte karşılamak
Birlikte yaşamak akşamı...

Başaramadım sevdiğim,
Bağışla ...
Sevdalar çocuk kalır..."

...Şiirlerimi seviyorum... Yalın ve içten sesleniyorlar...


SONSUZU PAYLAŞANLAR
(Sanat Yazıları)

Kalabalıklaştıkça a bir yalnızlaşır, insanoğlu... Günümüz insanının en büyük sorunudur, yalnızlık... Yalnızğılın iki büyük ilacı : Sanat ve Sevgi...

...Resim, Müzik, Edebiyat, Tiyatro, Şiir...

"Bazen duygulu, naif bir ezgi, bazen de gümbür gümbür, evreni sarsan bir orkestra... Renkten, biçimden, sözden, sesten size ulaşan bir sanat mesajı... İnsan olduğumuzu insanca anlatan Tanrısal bir dildir, sanatçının seslenişi..."


YAŞAM NEHRİ
(Deneme)

"En güzel, en güçlü nehir "Yaşam Nehri"... Gümbür gümbür akıyor hiç sormadan. Soluk soluğa dağlardan, kayalardan, kırlardan... Coşuyor, taşıyor sellercesine...

...Bazen de suskun, hüzünlü, yorgun... Derin yataklarına çekiliyor, sessizce... Hatta üzgün.. Bir soluk kesiliyorsa bir yerlerden, bir insan basıp geçiyorsa bir başkasının üzerine, vuruyor, yaralıyor, incitiyorsa onu, " Yaşam Nehri" üzgün... Yüreği kurumuşçasına... "
__

"Sevgili Suna,
Şu anda hayalin beni çok uzaklara götürdü... Mersin Lisesi'nin Orta 1.sınıfında onbir yaşında pembe yanaklı, uzun saçlı, pırıl pırıl bir öğrenci...
İşte bu sendin, Suna...
Okul yıllarındaki üstün başarını hayata da taşıdın. Kitaplarında belirttiğin "Sevgi" duygusu sembolün oldu. Seninle ne kadar iftihar etsem azdır, yavrum"
Hocan
Emekli Türkçe Öğretmeni
Samiye Altay



SEVİYORUM; ÖYLEYSE VARIM...
(Sesli Kitap - 2 Kaset)

Tuna Egemen'in öykülerimi okuyup seslendiği bir kitap bu... Sesli kitap... İki kasetten oluşuyor...

"Önce Sevgi Vardı..." öykümü ve " Gül açmadan olmaz" şiirimi ben okuyorum... Zamanın değişik dilimlerinde kulağa ve yüreğe seslenmek açısından güzel...






© Suna Tanaltay, 2002 • Design by